BizimDoktor - Turkiye'nin en iddiali saglik portali

Kimler yeni

  • albatros
  • fattih17
  • seher
  • mavi-yeşil
  • kendi_halinde
 
Anonymous tarafından Paz, 2009-04-12 18:39 tarihinde gönderildi.

Güncel bilgilerle yazının tamamını yeniden hazırlayan değerli hocamız Sayın Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu'na teşekkür ederiz.

Varikosel nedir?

Tüm erkeklerin % 15 kadarında ve kısırlık sorunu ile başvuranların % 40'ında saptanan varikosel (testis damarlarında genişleme, varisleşme) en sık rastlanan ve mikrocerrahi ameliyat sonucu en başarılı sonuç aldığımız kısırlık sebebidir. Varikosel testislerde sıcaklık artışı ve toplardamardaki kanın organa geri akımı sonrası mikro dolaşımı etkileyerek sperm üretimini bozar; sayı, hareketlilik, yapı ve kromozomal yapıya etki sonucu dölleme kapasitesini olumsuz etkiler.

» devamını oku
berat tarafından Pzt, 2007-03-05 18:03 tarihinde gönderildi.

TURNER SENDROMU

1900’lü yıllarda kız çocuklarında kısa boy, geç ergenlik, yele şeklinde boyun, kolların dışa dönük olması gibi anormal özellikler saptanmıştır. Buna Turner Sendromu denmektedir. Dişi kromozomların yapısında bir eksiklik ya da bozukluk olması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hastalığın kız bebeğin anne karnında gelişmesi ve büyümesi sırasında ortaya çıktığı bilinmektedir. Kısacası bu sendrom gelişme geriliği, boy kısalığı ve kısırlık gibi bazı anormal özellikler ile kendini göstermektedir.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-02-28 16:09 tarihinde gönderildi.

VAJİNAL AKINTILAR

Vajina duvarında ve rahim ağzında bulunan yapılardan sıvı salgılanır. Bu sıvılar vajinanın nemli kalmasını sağlar. Normalde vajinanın nemli olmasının sebebi budur. Vajinanın bu şekilde olması sağlıklıdır. Hasta olmayan kadınlarda devamlıdır ve ıslaklık meydana getirir. Fakat bu akıntının normal mi yoksa hastalık kaynaklı mı olduğunun ayırt edilmesi gerekir. Bunu ayırt etmek için akıntının sağlıklı bireylerde nasıl olduğunu bilmek şart. Bu kişilerde akıntı, pişmemiş yumurta akı şeklindedir ve bulanık değildir. Herhangi bir kokuya neden olmaz. Fakat adet dönemlerinde bazı kadınlarda koku olması normaldir. Ayrıca adet döneminin 2. haftasının sonunda döllenmeyi kolay hale getirmek için bu akıntı biraz daha sıvı bir hale gelir ve koyulaşır. Bu durum tamamen fizyolojiktir ve normal bir durum olarak kabul edilir.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-02-28 15:44 tarihinde gönderildi.

BÖBREK TAŞI

Üreme sisteminin içerisinde herhangi bir düzeyde taş oluşmasına ürolitiyazis denir. En çok taş oluşumunun görüldüğü yer böbreklerdir. Oldukça sık görülen bir hastalık olan böbrek taşı, özellikle erkeklerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Günümüzde taş oluşumunda ailesel yatkınlığın olduğu da bilinmektedir.

Bazı maddeler idrarda çok fazla miktarda bulunursa böbrekte çökerek birikebilir. Biriken bu maddeler daha sonra büyür ve böbrek taşını oluşturur. Böbrek taşları idrar yoluyla atılabilir. Fakat bu taşlar, idrar yollarında tıkanıklık meydana getirip, idrarın geçişine izin vermezse tehlikelidir. Şiddetli böbrek ağrısı ortaya çıkar.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-02-28 15:19 tarihinde gönderildi.

YUMURTALIK KANSERİ

Yumurtalık kanserleri oldukça ölümcül olan bir kanser türüdür. Amerika’daki kadınlarda 5. sıklıkta görülen ve aynı zamanda kadınlardaki kanserlere bağlı ölümler arasında 5. sırada yer alan kanser çeşididir. Tanısı çek konabilen bir kanser olması bu kanserin önemini belirtmektedir. Yumurtalık kanserine yakalanan kadınlarda beş yıllık yaşam oranı %30 dolayındadır. Eğer kanser belirli bir bölgede sınırlı ise hastaların çoğu beş yıldan daha fazla yaşar.

Her yaşta ortaya çıkabilen bir kanser türü olan yumurtalık kanseri sıklıkla 45’li yaşlardan sonra görülmektedir. Özellikle menopozdan sonra görülme olasılığı artmaktadır. Bu dönemden sonra yaş arttıkça yumurtalık kanseri riski artmaktadır. 70 yaşından sonra en yüksek düzeye yaklaşmaktadır.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-02-28 15:15 tarihinde gönderildi.

DAMAR SERTLİĞİ (ATEROSKLEROZ)

Atardamarlar sağlıklı kişilerde esnek bir yapıya sahiptir. Vücudun denge durumuna göre genişler ya da daralır. Böylece damardan geçen kan miktarını ayarlar. Çeşitli nedenlerden dolayı atardamarların duvarı bağ dokusu ile kaplanırsa, damar, esnekliğini kaybeder. Damar duvarının esnekliğini kaybedip sertleşmesine damar sertliği (ateroskleroz) denir. Damar sertliği oluştuktan sonra damar duvarından damarın iç kısmına doğru ateromatöz plaklar oluşur. Bu plaklar, damarın tıkanmasına ve damarın yapısının zayıflayarak çeşitli komplikasyonların oluşmasına yol açar.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-02-28 15:10 tarihinde gönderildi.

VARİS NEDİR?

Temiz kan (oksijenli kan) atardamarlar sayesinde vücudun çeşitli dokularına ve organlarına gönderilir. Burada oksijen atardamarlardan alınır ve kan tekrar toplardamarlar (genellikle kirli kan taşırlar) ile tekrar kalbe gönderilir. Kan, kalbe doğru yukarı çıkarken bu kanın geriye kaçmasını engelleyen mekanizmalar vardır. Bunların en önemlisi damarlar içindeki kanın geriye akışını önleyen kapaklardır.

Kanın ayaktan yukarı çıkmasını düşünün. Oldukça zor gibi görünür fakat vücudun hamallığını yapan bacaklar sayesinde bu işlem kolaylaşır. Baldır kasları kasılarak bir pompa görevi görür. Bu kaslar kasılınca toplardamarlar sıkışır ve kan kalbe ilerler. Kapaklar sayesinde de kan geriye kaçmaz. Eğer bu sistem bozulursa varis ortaya çıkar. Tıpta bu duruma kronik venöz yetmezlik denir. Toplardamarlar genişler, belirginleşir ve kıvrımlı bir görünüm alır. Damar duvarının desteği kaybolmuştur. Sıklıkla üst ve alt bacaktaki yüzeyel venlerde (damarlarda) ortaya çıkmaktadır.


» devamını oku
berat tarafından Paz, 2007-02-11 19:20 tarihinde gönderildi.

KISIRLIK

Özellikle son yıllarda oldukça sık rastlanan bir sorun olan kısırlık, bir yıl boyunca düzenli bir cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin oluşmamasıdır. Bu problem nedeniyle hastaneye başvuran çiftlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Çünkü bu konuda çok önemli aşamalar kaydedilmiş ve tedavi seçenekleri oldukça artmıştır. Uygun tedavi sonucu çiftler kısırlık sorunu aşmaktadır ve çocuk sahibi olabilmektedir. Uygun tedavinin seçilmesi için kısırlığın nedeni bulunmalıdır. Sorunun kadında mı yoksa erkekte mi ve ne olduğu açık bir şekilde bilinmelidir.


» devamını oku
berat tarafından Paz, 2007-02-11 19:17 tarihinde gönderildi.

KOLON KANSERİ

Kolon diye adlandırdığımız kalın bağırsak, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Özellikle batılı ülkelerde sık karşılaşılan kolon kanseri oldukça büyük bir öneme sahiptir. Toplumda görülme sıklığı 10000 de 5 dolayındadır. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır.

NEDENLERİ

Kolon kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemektedir fakat oluşumunda etkili olan bazı çevresel ve genetik nedenler vardır. Kalıtsal etkenler bu konuda büyük öneme sahiptir. Ailesinde kolon kanseri olan kişilerde kansere yakalanma ihtimali normalden daha yüksektir. Ayrıca daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde kolon kanseri sıklığı daha fazladır. Gardner Sendromu ve Ailesel Polipozis hastalığı kalıtsal hastalıklardır ve sıklıkla kolon kanserine neden olmaktadır. Bunların dışında ülseratif kolit ve crohn hastalığı da kolon kanseri ihtimalini arttırır.


» devamını oku
berat tarafından Paz, 2007-02-11 19:13 tarihinde gönderildi.

DIŞ GEBELİK

Eğer kadının yumurtası erkeğin spermi ile birleşir ve rahimden başka dokulara yerleşir ve orada gelişirse buna dış gebelik denir. Tüpler, yumurtalık, rahim ağzı ve karın içi dış gebeliğin oluştuğu bölgelerdir. Bunların içerisinde en çok kadının tüplerine yerleşmiş dış gebelik görülür. Bazı durumlarda dış gebelikle birlikte normal bir gebelik de olabilir.

Oldukça tehlikeli bir sorun olan dış gebelikte, bebek kaybedilir. Anne hayatı tehlikededir fakat tedavi yöntemlerinin gelişmesi ve bu problemin erken dönemde teşhis edilebilmesiyle artık bu sorun aşılabilmektedir. Erken tanının konmasıyla hastaların tüpleri korunur ve hem de tedavi daha kolay yapılır. Eğer bir bayanın adet kanaması gecikiyorsa doktora başvurmalıdır. Çünkü hem normal gebelikte hem de dış gebelikte adet kanaması gecikir ve hamilelik testi pozitiftir. Bu yüzden adet gecikmesinin sebebi mutlaka araştırılmalıdır.


» devamını oku

Kullanıcı girişi

Tüm yayın hakları bizimdoktor.com'a aittir. Sitedeki yazılar izinsiz olarak kesinlikle kopyalanamaz. bizimdoktor.com'daki yazilar sadece bilgi vermek amacı ile yayınlanmaktadır, ve uzman hekimlere danışılmadan kesinlikle tedavi icin kullanılmamalıdır.