BizimDoktor - Turkiye'nin en iddiali saglik portali

Kimler yeni

  • sonrdem
  • eybo
  • serramat
  • vahid
  • fevzi-78
 
berat tarafından Per, 2006-08-31 18:59 tarihinde gönderildi.

MEME KANSERİ

Memede bulunan süt bezi ve kanallarının hücreleri, kontrol dışı çoğalmaya başlar. Bu hücreler başka dokulara yayılarak da kontrol dışı çoğalmaya devam eder. Bu duruma meme kanseri denir.

Kadınlarda, erkeklere oranla çok daha fazla görülür ve hiçbir kanser kadınları bu kadar korkutmamaktadır. A.B.D'de Amerikan Kanser Derneği'nin saptamalarına göre 2001 yılında 192 bin yeni kanser olgusu ve bu kanserlere bağlı olarak 40.860 ölüm bildirilmiştir. Akciğer kanserinden sonra kansere bağlı ölümler arasında 2. sırada yer almaktadır. Tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesine rağmen, her dört meme kanserli kadından biri ölmektedir. Ayrıca A.B.D'de her sekiz kadından biri hayatı boyunca risk altındadır. Meme kanserli kadınların %75'i, 50 yaşın üzerindedir. Kırk yaşından küçüklerde meme kanseri görülme oranı %5'tir. Dünyada bu kanserin görülme sıklığı artmıştır ve henüz sebebi bilinmemektedir. Günümüzde her 100 bin kadının 111'inde meme kanseri izlenmektedir ve bu miktar gittikçe artış göstermektedir. Ülkemizde ise henüz sağlıklı bir veri bulunmamaktadır.


» devamını oku
berat tarafından Per, 2006-08-31 18:59 tarihinde gönderildi.

APANDİSİT

Karnın sağ alt bölümünde apandis (apendiks) denen kalın bağırsağın uzantısı bulunur. Solucan şeklinde ve hareket kabiliyeti olan apandisin içinden herhangi bir besin geçmez. Uzunluğu çocuklarda biraz daha fazladır. Yaklaşık 9-10 cm uzunluğundadır fakat bundan daha az ya da daha fazla olabilir. Yerleştiği yer bazı kişilerde farklılık gösterebilir. Bu durum apandis rahatsızlığı olanlarda tanı koymayı zorlaştırır.

Apendiksin (apandisin) çoğunlukla dışkı veya daha az bir ihtimalle safra taşı, tümör ya da barsak kurudyla tıkanması sonucu iltihaplanmasına apandisit denir. Apandisin vücuttaki fonksiyonu henüz bilinmemektedir. Sadece lenf dokusu bakımdan zengin bir yapıdır. Yine de apandisin iltihaplanması sonucu yırtılıp karın bölgesinde yayılmasıyla, ciddi problemler ortaya çıkar. Tedavi edilmediğinde tehlikeli bir hastalık olan apandisit, karın zarının iltihaplanmasına yol açabilir.


» devamını oku
berat tarafından Per, 2006-08-31 18:58 tarihinde gönderildi.

UYUZ HASTALIĞI

Uyuz, bir tür parazitin neden olduğu, deri altına yerleşerek kaşıntıya neden olan bir deri hastalığıdır. Bu hastalığa neden olan böcek çok küçüktür ve ancak mikroskop yardımıyla görülebilir. İnsandan insana bulaşan bir hastalık olan uyuz halk arasında "gidişik" olarak da bilinir. Ellerde, koltuk altlarında, parmak aralarında, karın bölgesinde, parmak aralarında yara ve kaşıntıya neden olur. Kaşıntı sonucu iltihap oluşabilir. Halk arasında uyuz hastalığının pislikten dolayı meydana geldiği gibi yanlış bir düşünce vardır. Bu hastalığa neden olan parazit, temiz ortamda da üreyebilir.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:40 tarihinde gönderildi.

NEZLE

Burun, havanın vücuda giriş yeridir ve burada ısıtılır. Burada, havadaki tozlardan ve mikroplardan koruyan tüyler bulunur. Nezleye, çoğunlukla burna ve soluk borusuna yerleşen virüsler neden olmaktadır. Solunum yoluyla alınan virüsler burun mukozasına yerleşir. Kuluçka süresi ortalama 3 gündür. Buruna yerleşen virüs, buranın tıkanmasına neden olur. Vücut bu virüsleri atmak için tepkiler verir. Bu tepkiler hapşırma, burun akıntısıdır. Zaman zaman ateş yüksekliği de görülür. Acil tedavi gerektiren bir hastalık değildir. Hafif seyreder. Yaklaşık bir hafta sonra kendiliğinden geçmeye başlar.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:39 tarihinde gönderildi.

SİNÜZİT

Burun, alın, şakak ve göz çevresindeki içi hava dolu boşluklara, sinüs denir. Sinüslerin büyüklüğü değişiktir ve sayıları yaklaşık 15-20 civarındadır. Bu sinüsler, kanallarla buruna açılırlar. Bu kanalların içinden burun mukozası geçer. Bu mukozanın ürettiği salgı burun içine gelir ve solunum yollarının ısıtılmasını ve nemli kalmasını sağlar. Bu mukoza iltihaplanırsa, sinüzit oluşur. Kronik ve akut olmak üzere iki tip sinüzit vardır.

SİNÜZİT KİMLERDE VE NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Bazı insanlar, sinüzit hastalığı için daha fazla risk altındadır. Bu hastalığa karşı daha duyarlı bir bünyeleri vardır. Örneğin nefes almasını zorlaştıracak bir sorunu olanlar, burnun içindeki yapının eğri olması ya da burun kemiğinin kırık olması mukus akışını engeller ve sinüzite karşı hastayı daha hassas hale getirir. Nezle gibi soğuk algınlığına yakalananlarda ve alerjisi olanlarda da aynı şekilde sorun ortaya çıkar. Ayrıca mukoza şişer ve sinüs kanalları kapanır. Eğer nezle, bir kişide bir haftadan daha fazla sürüyorsa büyük ihtimalle bu sinüzittir.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:38 tarihinde gönderildi.

REFLÜ NEDİR? (GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ)

Yediğimiz besinler yemek borusundan mideye gelir. Yani mide, yukarında yemek borusuyla bağlantılıdır. Çeşitli sebeplerden dolayı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına reflü denir. Bu durum uzun süre devam ederse, asitli olan mide içeriği yemek borusunu tahriş eder. Yemek borusu kendini mide asidinden koruyamaz hale gelir.

Reflülü kişilerde, genelde yemekten sonra ağza acı su ve besin gelebilir. Reflünün oluşmasında bir diğer faktör mideyle yemek borusu arasındaki kapağın görevini yerine getirememesi sonucu ortaya çıkar. Bu kapak, mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engellemektedir.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:37 tarihinde gönderildi.

KATARAKT

Göze gelen ışınları kırarak, ağ tabakaya düşüren ve görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlayan yapıya göz merceği denir. Bu merceğin iki yüzü de dışa doğrudur. Esnek bir yapıda olduğundan çapı değişebilir ve böylece yakına ya da uzağa bakarken, kendi çapını ayarlayarak görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlar. Lens de denen bu mercek saydam bir yapıdadır. Bu yapının saydamlığını kaybetmesiyle oluşan bulanık görme problemine katarakt denir.

Kataraktlı kişiler bu durumu, gözüme perde indi, şeklinde yorumlarlar. Işığın geçişini engellyen bir hastalık olduğundan körlük oluşmasına neden olabilir. Sıklıkla yaşlılıkta ortaya çıkan kataraktın türleri, kişiden kişiye farklılık gösterir. İki gözde birden ortaya çıkar ya da bir gözde başladıktan sonra diğerinde oluşur. Bebeklikte ortaya çıkan katarakta, doğumsal katarakt denir. Bu durumu farketmek aile için zordur. Hamilelikte meydana gelen kızamıkçık gibi bazı hastalıklar ve ilaç kullanımı bu durumun ortaya çıkmasına sebep oluyor.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:37 tarihinde gönderildi.

SİFİLİZ HASTALIĞI (FRENGİ)

Sifiliz ya da frengi; bir bakteri çeşidinin neden olduğu, cinsel yolla bulaşan, kronik bir enfeksiyondur. Her yüz bin kişiden ortalama 2.5 kişide görülen, Afrika kökenli Amerikalılarda, beyazlardan 30 kat daha fazla ortaya çıkan bir hastalıktır. Çok eski zamanlardan beri bilinir ve vücudun bir çok bölgesinde etkili olabilir.

Son yıllarda frengi hastalığına yakalananlarda artış olmaktadır. Bunun sebebi cinsel ilişkide bugün gelinen noktadır. İlişkide serbestliğin ve homoseksüelliğin artması hastalığın yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Her yıl yaklaşık 15 milyon kişi bu hastalığa yakalanmaktadır.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:36 tarihinde gönderildi.

TİFO

Salmonella türü bakterinin neden olduğu, sıklıkla kirli içme suları ve yiyeceklerle bulaşan yaygın ve mikrobik bir hastalıktır. Tifoya neden olan bakterilerin rezervuarı insandır. Bulaşma yolu genelde ağızdır. vücuda girdikten 1-2 hafta sonra hastalık ortaya çıkar. Diğer adı enterik ateş olan tifo; baş ve karın ağrısı, yüksek ateş, göğüs ve karında lekeler, nabzın azalması gibi bulgularla kendini belli eder. Beyin, akciğer, böbrek, kalp gibi bir çok organı ve kulaktaki sinirleri etkiler. Bazı hastalıklara ya da rahatsızlıklara yol açabilir.


» devamını oku
berat tarafından Cts, 2006-08-26 18:35 tarihinde gönderildi.

SEDEF HASTALIĞI (PSORİASİS)

Psoriasis de denen sedef, hastalığın bulunduğu yerde kızarıklık şeklinde kendini gösteren, zaman zaman ortaya çıkan, müzmin bir deri hastalığıdır. Derinin üst tabakasının kalınlaşıp, büyümesiyle sedef renginde kabuklanmalar görülür. Deri birkaç günde bir kendini yenilemeye başlar. Derinin üstünde ölü hücre tabakası artmıştır.

Vücudun bir çok bölgesinde belirtisi görülse de, sıklıkla dirsekler, dizler, saçlı deri, bel bölgesi ve tırnaklarda ortaya çıkar. Bazı hastalarda hafif, bazılarında şiddetli seyreder. Vücudun bir çok yerinde sedef şeklindeki kızarıklık ve kabuklanma görülebilir. Tedavi edilebilir bir sorundur.


» devamını oku

Kullanıcı girişi

Tüm yayın hakları bizimdoktor.com'a aittir. Sitedeki yazılar izinsiz olarak kesinlikle kopyalanamaz. bizimdoktor.com'daki yazilar sadece bilgi vermek amacı ile yayınlanmaktadır, ve uzman hekimlere danışılmadan kesinlikle tedavi icin kullanılmamalıdır.