BizimDoktor - Turkiye'nin en iddiali saglik portali

Kimler yeni

  • sonrdem
  • eybo
  • serramat
  • vahid
  • fevzi-78
 
berat tarafından Paz, 2007-02-11 19:09 tarihinde gönderildi.

ADDİSON HASTALIĞI

Böbreküstü bezleri adından da anlaşılacağı gibi böbreklerin üstünde, yaklaşık 5 gr ağırlığındaki bezlerdir. Bu bezler hormon sentezlerler. Küçük miktarlarda üretilen bu hormonlar vücut için çok büyük öneme sahiptir. Bu hormonlar sayesinde yaşamın sürdürülmesi sağlanır.

Böbreküstü bezleri dış ve iç olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dış kısma korteks, iç kısma medulla denir. Korteks kısmında şeker dengesinde rol oynayan glukokortikoid hormonlar, cinsel işlev için gerekli olan östrojen ve androjen, vücudun su ve tuz dengesini sağlayan mineralokortikoid hormonlar sentezlenmektedir. Ayrıca böbreküstü bezi hormonları vücudun korku, heyecan, tehlike gibi durumlarda vücut dengesini ve hayati organların korunmasını sağlar.


» devamını oku
berat tarafından Cum, 2007-02-02 20:24 tarihinde gönderildi.

AKUT PANKREAS İLTİHABI (AKUT PANKREATİT)

Bu hastalık şiddetli kanamaya yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır. Pankreasın ani şekilde ortaya çıkan iltihabıdır. Pankreas hem iç salgı bezi hem de dış salgı bezi olarak görev yapar. Salgıladıkları enzimler pankreasta iken inaktif haldedir. Bu inaktif enzimler sindirim sisteminin bazı bölümlerinde aktifleşerek yağların, proteinlerin, karbonhidratların sindirimini yani parçalanmasını sağlarlar. Akut pankreatitte ise bu enzimler daha pankreastayken aktif haldedir ve dokuların parçalanmasına yol açarlar.


» devamını oku
berat tarafından Cum, 2007-02-02 20:19 tarihinde gönderildi.

KUDUZ

Virüslerin yol açtığı, sıklıkla hayvanlardan insana bulaşan, beyni ve omuriliği (merkezi sinir sistemi) etkilediği için ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Kuduza neden olan virüs, memelilerin ve kuşların (sıcakkanlı hayvanlar) hücrelerinde yaşayabilir. Kuduz bir hayvanın insanı ısırmasıyla bulaşır. Kurt, tilki, yarasa, tavşan gibi hayvanlarda kuduz virüsü oldukça yaygındır. Bu yabani hayvanlarda yaygın bir şekilde bulunmasına rağmen, virüsün insanlara bulaşmasına neden olan hayvanlar sıklıkla kedi ve köpek gibi evcil hayvanlardır.


» devamını oku
berat tarafından Cum, 2007-02-02 20:16 tarihinde gönderildi.

İRRİTABL BARSAK SENDROMU

Barsaklarda veya başka organlarda herhangi bir organik bozukluk yoktur. Yapılan tahlil ve tetkiklerde bir anormallik saptanmaz. Hastalarda dışkılama ve gaz çıkarma ile geçen karın ağrısı, ishal ya da kabızlık gibi barsak alışkanlıklarının değişmesi ve karında şişlik ve rahatsızlık hissi vardır. İşte bu şekilde ortaya çıkan ve seyreden hastalığa irritabl barsak sendromu denir. Gastroenteroloji kliniğine başvurma nedenleri arasında 1. sıradadır.

Bazı hastalarda çok sulu ishal ya da kabızlık görülür. Hastaların bir kısmında ise hem kabızlık hem ishal görülür. Bu hastalıkta inflamasyon olmaz. Önceleri kolit gibi inflamasyonla seyreden hastalık olarak adlandırılmıştır. Fakat bugün bunun yanlış olduğu anlaşılmıştır. Çünkü bu hastalık tehlikeli değildir ve tehlikeli komplikasyonlara yol açmaz. Ama, yaşam kalitesini olumsuz etkiler. İşyeri, okul gibi yerlerde oldukça rahatsız edicidir.


» devamını oku
berat tarafından Cum, 2007-02-02 20:10 tarihinde gönderildi.

ÜLSERATİF KOLİT

İnflamatuvar barsak hastalıkları, nedenleri henüz tam olarak bilinmeyen, çevresel ve kalıtsal faktörlerin birlikte rol oynadığı, sıklıkla genç yaşlarda ortaya çıkan hastalıkları kapsar. Bu hastalıklardan birisi de ülseratif kolittir. Ateş, karın ağrısı, ishal, kanama gibi bulgularla ortaya çıkan ülseratif kolitte kalın barsağın iç yüzündeki tabaka iltihaplanmıştır.

Kalın barsağın çeşitli yerleri tutulmakla birlikte, en sık rektum (anüse en yakın kısım) tutulur. Hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişir. Ülseratif kolitin alevlenme ve iyileşme dönemleri vardır. Bulaşıcı değildir. İnsandan insana ya da ortak eşyaların kullanımıyla bulaşması gibi bir durum söz konusu değildir.


» devamını oku
berat tarafından Cum, 2007-02-02 20:07 tarihinde gönderildi.

CUSHİNG SENDROMU

Cushing sendromu sıklıkla kadınlarda görülen erkeksi görünüm, kilo alma, kan şekerinin yüksek olması şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Hastaların idrarlarında şeker bulunur.

Böbrek üstü bezlerinden kortizol adlı hormon üretilir. Kortizolün ilaç olarak kullanılan şekline ise kortizon denir. Eğer bu hormon böbrek üstü bezlerinden aşırı miktarda üretilir ya da kortizon uzun süre yüksek miktarda kullanılırsa ortaya çıkan hastalığa cushing sendromu denir. Bu hastalık Amerikalı dr. Harvey Cushing tarafından bulunmuştur.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-01-31 18:45 tarihinde gönderildi.

TİROİD KANSERİ

Tiroid kanseri, tiroid bezinin hücrelerinden köken alan bir kanserdir. Bu kanser, diğerlerine göre çok daha az görülür ve hastalığın seyri oldukça iyidir. Eğer doğru tanı ve tedavi uygulanırsa hastalık tamamen ortadan kaldırılabilir. Böylece kişi, uuzn süre yaşayabilir. Toplumda görülme sıklığı %4.2'dir. Hayat boyunca kadınlarda tiroid kanseri riski yaklaşık %0.7, erkeklerde ise %025'tir. Bu yüzdelerden de anlaşılacağı gibi az rastlanan bir kanserdir. A.B.D' de her yıl 12 bin yeni tiroid kanseri vakası ortaya çıkmaktadır.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-01-31 18:39 tarihinde gönderildi.

LÖSEMİ (KAN KANSERİ)

Bir hastalık grubu olarak adlandırılan löseminin diğer adı kan kanseridir. Çünkü bu hastalıklar, vücuttaki tüm büyük kemiklerin iç kısmını döşeyen ve kan yapımını sağlayan kemik iliğinde gelişir. Diğer kanser türleriyle benzer özellikler gösterirler.

Lösemi bir hastalık grubu olduğundan birçok farklı tipi vardır. Fakat bütün lösemilerin ortak özelliği vücudu mikroplara karşı savunan lökositlerin (akyuvarlar) kontrol edilemeyecek düzeyde çoğalmasıdır. Bu lökositlerin kontrolsüz çoğalması sonucu bunlar vücudu savunamayacak hale gelir ve eritrosit (alyuvar) ve trombosit gibi diğer kan hücrelerinin görevini aksatmasına yol açar. Normalde 1 mm3 kanda 5 milyon eritrosit ve 4 bin ile 11 bin arasında lökosit bulunur. Lösemide ise lökosit sayısı 1 mm3 kanda 1 milyona kadar çıkabilir.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-01-31 18:35 tarihinde gönderildi.

HİPOTİROİDİZM

Tiroid bezi boyun bölgesinin alt tarafında bulunur. Bu bezden T3 ve T4 gibi büyüme ve vücut metabolizması gibi çok önemli görevleri olan hormonlar salgılanır. Tiroid bezinin yetersiz çalışması sonucu bu hormonlar gerektiği kadar salgılanamaz. Bu duruma hipotiroidizm denir.

Hipotiroidi, bebeklik ve çocukluk döneminde, büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına yol açar. Erişkinlerde ortaya çıkarsa, metabolizmanın yavaşlamasına, ciltte ve kasta glikozaminoglikan birikimi sonucu ödem oluşmasına neden olur. Belirtilerin ortaya çıkması yıllar sonra olur ve mutlaka tedavi edilmelidir.


» devamını oku
berat tarafından Çar, 2007-01-31 18:32 tarihinde gönderildi.

BEBEK ÖLÜMLERİ

Ülkemizdeki bütün ölümlerin yaklaşık %30'unu bebek ölümleri oluşturur. Bir yıl içinde canlı doğmuş bebeklerin, bir yaşına gelmeden binde kaçının öldüğünü gösteren tabloya bebek ölüm hızı denir. Bebek ölüm hızı, o bölgedeki çocukların sağlık düzeylerini gösterir. Bu oran ülkemizde binde 53'tür. Gelişmiş ülkelerde bu oran binde 10 veya daha azdır.

Bu ölümlerin, %60'ı doğumdan sonraki 1 ay içerisinde görülür. Kalan kısmı ise ilk 1 aydan sonra başlayan ve 1 yaşına kadar olan ölümlerdir. Bir yaşına kadar olan ölümlerin nedenleri arasında yetersiz bağışıklama, beslenme yetersizliği ve çevre koşulları ve bebek bakım koşullarının olumsuz olması gösterilmektedir. İlk 1 ay içerisinde görülen ölümler daha çok doğumsal anormalliklere bağlı olduğu için düzeltilmesi zordur. Bir yaşına kadar olan ölümler ise çevre ve bakım koşullarının düzeltilmesi sonucu önlenebilecek hastalıklardan oluşmaktadır. Günümüzde çevre ve sağlık koşullarının gün geçtikçe düzeleceğini düşünürsek, ilk 1 ay içerisindeki ölümlerin (neonatal ölümler), ileriki yıllarda sağlık sorunlarının başında gelmesi bekelenmektedir.


» devamını oku

Kullanıcı girişi

Tüm yayın hakları bizimdoktor.com'a aittir. Sitedeki yazılar izinsiz olarak kesinlikle kopyalanamaz. bizimdoktor.com'daki yazilar sadece bilgi vermek amacı ile yayınlanmaktadır, ve uzman hekimlere danışılmadan kesinlikle tedavi icin kullanılmamalıdır.